AZİZ NESİN← Tüm eserleri
TR
Gol Kralı kitap kapağı
İlk baskı 1957

Romanları

Gol Kralı

Yazar
Aziz Nesin
Eser türü
Romanları
İlk baskı yılı
1957

Futbol dünyasıyla yüksek sosyetenin yollarını kesiştiren roman, sporu çevreleyen gösterişi ve çıkar ilişkilerini hicveder. Kerkenez Sevim ve Ferferik ailesi çevresinde gelişen anlatı, sporun asıl amacından uzaklaştırılarak bir şöhret ve itibar aracına dönüşmesini eleştirir.

Nesin Yayınevi’nde incele
Gol Kralı son baskı kapağı
Son baskı
Yazarın notu

Aziz Nesin’in sanatçı titizliğini, yapıtlarında döne döne yaptığı değişiklikleri, acımasız eleştirilerini herkese olduğu kadar kendine de yöneltmekten, başyapıtlarını bile didik didik etmekten çekinmediğini görmek okuyucuya ilginç gelebilir. Aşağıda Aziz Nesin’in Mum Hala adını verdiği güncesinden alınmış Gol Kralı’yla ilgili notları bulacaksınız.

(...) Gol Kralı Sait Hopsait romanımı yeniden okuyup şimdi bitirdim.

Bu romanı 1955’te bir günlük spor gazetesinde tefrika edilirken günü gününe yazmıştım. Tefrika edildiği sırada büyük ilgi görmüştü. 1956’da kitap olarak sekizbin tane basıldı. Tahir Alangu, eleştirisinde bu kitabı çok övdü. Kitap kısa zamanda tükendiğinden, 1958’de yeniden sekizbin tane basıldı. Yine tükendi.

Şimdi, Prof. Melzig bu romanı Almancaya çevirmektedir. Bulgarlar benden bir senaryo isteyince bu romanı senaryolaştırmayı düşündüm.

Hem senaryo yapmak hem Almancaya çevirisi bitmeden romana ekler ve gerekli düzeltme ve çıkarmalar yapmak hem de Türkçe üçüncü basımını hazırlamak için, romanı dün sabah düzelterek okumaya başladım, işte şimdi bitirdim.

Sonuç şu :

  1. Çok kötü roman yazmışım. Öyle ki yer yer, bu denli kötü roman yazdığım için utandım.
  2. Romanın inandırıcılığını yitirten, çok büyük, gereksiz abartmalar yapmışım. Öyle ki, bunlara artık abartma bile denilemez, epiyce nişangâhsız atmışım, sallamışım. Bu abartmaları çıkardım ama daha da çıkarmak gerekli.
  3. Hüseyin Rahmi gibi, romandaki olayların içine zırt diye girip, yazar olarak karışmış, kanılarımı, düşüncelerimi bir demeç olarak söylemişim. Hüseyin Rahmi’deki kadar çok değil ama yine de var.
  4. Dil. Türkçe on yılda bile, beni şaşırtacak ölçüde çok değişmiş. Dili düzelttim. Bundan başka, dil ve anlatıma hiç özen göstermemişim. Bunları da oldukça düzelttim. Daha da düzeltmeliyim.
  5. Bu romanı okuduktan sonra, 1956’dan buyana, sanatımda çok ilerlediğimi, geliştiğimi gördüm. Yazar olarak, gittikçe kendime karşı daha çok sorum duymaktayım ve bu sorumum artmakta.
  6. 1956’da kendimi yazar olarak beğenmekteydim. Bu beğenimin ne kadar boş olduğunu anladım. Demek ben 1956’da ölmüş olsaydım, yazar olarak bir hiçtim. Böylece, yaşamış olmanın sevincini bir yazar olarak duydum.
  7. Tahir Alangu’nun bu romanı o zaman nasıl olup da beğenmiş olduğuna, bugün çok şaştım.
  8. Bütün bu düşüncelerden sonra, romanı iyice düzeltmeye ve oldukça iyice bir roman olarak üçüncü basımını yapmaya ve Almancasının, üçüncü basımına göre yapılmasına karar verdim. İyi bir roman olacağına, bu romandan iyi bir senaryo yazacağıma ve bu senaryodan iyi bir film yapılabileceğine inanıyorum.

Ne kadar uzun yaşarsam yaşayayım, olsa olsa ençok yetmiş yaşıma kadar çalışabilirim. Demek ki önümde onaltı yıllık bir çalışma süresi var. Öyleyse bu onaltı yılı değerlendirmem gerekir. Oysa ben, gereksiz işlerle uğraşıyorum. Bu gereksiz, değersiz işlerden biri de, şimdi yeniden üzerinde çalıştığım Gol Kralı romanı. Kalıcı değerde yeni eserler yaratmam gerekirken, Gol Kralı gibi değersiz işler üzerinde çalışarak zamanımı öldürüyorum. Ama ne yazık ki bundan kurtulamıyorum. Çünkü geçimim bu türlü işlere bağlı. Böyle bir romanı yazmamış olmayı çok isterdim diye düşünüyorum. Ama sonra bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu anlıyorum. Çünkü bu türlü romanlar yazmasaydım, bugüne kadar geçinemeyecektim. Şimdi üzerime ağır bir yüküm düşüyor. Bu türlü eserlerin sahibi olmaktan kurtulamayacağıma göre, hiç olmazsa bunları düzeltilebileceği kadar düzelterek azçok değerli kılabilmek. İşte 1965’tenberi bunun için Gol Kralı üzerinde zaman zaman çalışıyorum. Ama bundan da kendime şu sonucu çıkarıyorum. Normal bir yaşamla önümde çalışabilecek onaltı yıl kaldığına göre, kalan bu onaltı yıl içinde, hiç olmazsa beni utandıracak romanlar yazmamak. Çünkü bu kötü eserleri bir hale yola koymak için uğraşmak, yeni ve iyi bir eser yazmaktan daha zor ve bunları düzeltmek için harcadığım zaman yeni bir eser yaratmak için harcanan zamandan daha çok. Üstelik ne kadar düzeltilirse düzeltilsin, yine de beni memnun eden bir eser olmuyor.

Gol Kralı Sait Hopsait romanını, günlük spor gazetesi benden tefrika roman istediği zaman, hemen o gün yazmaya başlamıştım. Romanı yazmaya başladığım zaman, romanın ne konusu, ne planı ne de oluşmuş kahramanları vardı kafamda... Hatta ne de roman olaylarını tasarlamıştım. Şimdi düşünüyorum da, bugün yapmam olanaksız olan o romanı yazmaya nasıl cesaret ettiğime şaşıyorum. Konusu, planı, olayları, kahramanları bile olmayan bu romanın kafamda yalnız bişeyi vardı : Amacı. O amaç, bir mesaj olarak, yaygın bir hastalık olan futbolla alay etmek.

Roman, ilk tefrikalarındanberi beğenilmeye başladı. Gazetenin tirajını bile artırdı. Kitap olunca da çok beğenildi, çok satıldı. Hemen ikinci basımı oldu. Hergün tefrikada ne vaka uyduracağımı bilmeden, çalakalem yazdığım bu romanı, Tahir Alangu, Vatan’daki eleştirisinde övdü.

Almancaya çevrileceği zaman, bikez gözden geçirmek için okudum : Rezalet... Öyle ki düzeltilecek gibi değil. Ohri’de beş gün çalıştım üzerinde. O zamandanberi boyuna bu romanı düzeltmeye çalıştım. İyi, kötü, her ne olursa olsun, Bayramoğlu’nda bitirmeye azmettim.

Gol Kralı’nın düzeltilmesi üçdört yıl sürünce, beklemekten çaresiz kalan Profesör Melzig, romanı eski haliyle Almancaya çevirdi. Kitabın Almancası, bir ayda satılıp tükendi. Almanca ikinci basımı düzelttiğim biçimiyle olacak.

Dün gece sabaha kadar bunları düşündüm ve yaşamımın artık azalan son günlerinde, bu türlü eserler yazmamaya, zamanımı daha iyi eserler vermek için değerlendirmeye karar verdim.

Yazarın notları

Düzeltme notları ve senaryo taslağı

Gol Kralı’nda düzeltilecek, eklenecek, çıkarılacak, değiştirilecek yerler:

• İdareci Dubara iyice belirli değil. Karakteri, hangi takımdan olduğu belirtilecek ve idarecilik numaraları gösterilecek. Ve idareci dalavereleri ortaya konacak. Not I, not II, not III, not IV. Bu idarecinin karşısına, aynı kulüpten bir muhalif koymalı. Ve not A.

Romanın devamında, idarecinin Sait Hopsait’le ve Duvar Ahmet’le ilişkisi sürmeli.

F.İ.F.A. dalgası.

• Araya gazeteci, spor yazarı girmeli. Not: C Gazeteci - idareci - Sait Hopsait ilişkileri sürmeli.

• İngiliz Antrenör meselesi, Tozkoparan idarecileri arasında tartışma konusu olacak, baştaki idareci rol oynayacak. Sayfa: 93 sonu.

Üstteki notla birlikte bulunan bu yazı, tümüyle Gol Kralı’na yönelik ayrıntılar içerdiğinden buraya alınmıştır.

• Doktor psikiyatr, Said’e bir kadınla cinsel deneyim gerekli olduğunu söyler. Bir gün Sait koşarak sevinçle doktora gelir ve oldu der. En sonunda İspanyol Aysel’le yatmıştır. Usta kadın ona her kolaylığı göstermiştir. Sayfa 99’a girecek.

• Halkı, maç iddiasına tutuşturmak ve ilgi toplamak için spor yazarlarının numaraları. Sayfa: 108.

• Sait Hopsait’in Duvar Ahmet’in pestilini çıkardığı daha iyi anlatılacak. Sayfa: 120.

• Stadyuma hastane denilmesi, ve bu konuda bir gazetede yazarın yazması.

• Anti futbol fikirler bir gazete yazısı olarak verilecek. • Sedyede inleyen Sait’le Duvar Ahmet’in karşılaşmaları daha detaylı ve hazin anlatılacak. Sait, Ahmet’i hastaneye götürecek ve orada ameliyat[ta] anlaşılacak ki, artık Sait top oynayamıyor. İki kadın da hastanede görürler Sait’i. Roman hastane kapısında biter.

• Sarıoğlu ailesi, bütün miraslarını satıp savdıkları için, artık Sait’i sömürerek, onun mirasını paylaşarak yaşıyorlar ki, bu romanda belirtilecek ve Sait’in Kerkenez’le evlenmesine bu sebeple razı olmak zorunda kaldıkları anlaşılacak. (sayfa 85 ve daha önce.)

• İdareci Tiloğlu, ders verme konusunda Duvar Ahmet’le rekabete girişip ona siz futbolcu olamazsınız ama idareci olabilirsiniz, size idarecilik dersi vereyim diyecek ve böylece idareciliğin zorluklarını anlatacak, hem de övünerek.

• Psikiyatr Sait’e diyecek ki: Aslında Sait’le Duvar Ahmet arasındaki fark nedir veya yoktur. Birinin bedeni, öbürünün zihni gelişmiş. Sait’in dramı nedir? Sayfa 78.

• Aile, Kerkenez’e çocuğu düşürtecekler. Oysa gebe değil, Sait’in enayiliğini denemek ve üstüne kalmak istediğinden gebe numarası yapmaktadır.

• Dr. veya Dr.’a götüren arkadaşı, büyük ve soylu ailelerdeki dejenerasyonu anlatır. Bir kuşakta aile dejenere olup sönüyor, dağılıyor.

• Başta başka bir oyuncu varken transfer edilecek, romanın sonunda Fingo Ömer oluyor, ki değiştirilecek, baştaki olacak.

Belli başlı kişiler : Kerkenez Sevim - Hasip Ferferik - Mehcure Ferferik - Duvar Ahmet - İdareci Tilioğlu - Berrin Hanımefendi - Gazeteci - İspanyol Aysel - Madam Anjel - Antrenör Tomson - Üç doktor.

“Gol Kralı” senaryosunun planı

1. Kotra yarışı. Yarışı kazanana Kerkenez Sevim’in sürpriz olarak sütyenini verip kotra direğinde sütyenin bayrak yerine asılıp şişmesi rüzgârda.

2. Kerkenez Sevim’in babası Hasip Ferferik’e telefonlar edilip kızının kotra direğine külot astığının ihbarı.

3. Hasip Ferferik’in evde kızına çıkışması, Kerkenez külot değil, sütyen deyince, reklam oldu diye Hasip’in sevinmesi.

4. Suadiye plajına aile giderken, arkaya takılan delikanlıyla plajda don ve mayo değişmesi.

5. Kerkenez’in gebe kalması üzerine Hasip’le Mehcure’nin diyaloğu.

6. Doktorla konuşmaları.

7. Kerkenez’in maça gitmesini anababasının yasaklaması.

8. İdarecilerin Hasip Beye müracaatları.

9. Evde bu konuda aile toplantısı.

10. Koca bulması için Mehcure’nin Kerkenez’e öğütleri, kızın müsaade isteyişi.

11. Beyoğlu’nda Sait Sarıoğlu’yla Kerkenez Sevim’in tanışmaları.

12. Sait’in Sevim’e hayatını anlatışı.

13. Sinema locasındaki kavga.

14. Yolda ikisinin evlenmek için anlaşmaları.

15. Sait, evinde teyzesi Berrin Hanıma söyler.

16. Sait’in Kerkenez’in evi önünde dolaşması ve sokakta karşılaşmaları.

17. Pastaneye birlikte gelişleri.

18. Sevim’in evde ağlaması, Duvar Ahmet’in işe karışması.

19. Berrin Teyze Ferferiklere giderken, Duvar Ahmet’in Sait’in evine gelişi ve evde Madam Anjel vesair bacak numaraları.

20. Berrin Teyzenin gelişi ve anlatması.

21. Sarıoğlu ailesinin Sait’in evliliği konusunda aile toplantısı.

22. Lüks otel salonunda nişan.

23. Evde, Kerkenez’in Sait’e yüz vermeyişi.

24. Radyo başında maç dinleme.

25. Sait’in yanlışlıkla kaynanası Mehcure’yi öpmesi.

26. Duvar Ahmet Kerkenez’in evindeyken, Kerkenez’in nişan yüzüğünü Sait’in suratına fırlatması.

27. Sait’in dayayıp döşediği evi, kaynanası Mehcure’nin beğenmeyişi.

28. Darılan Sevim’e, barışmak için Sait’in hediyeler getirmesi.

29. Duvar Ahmet’ten futbol dersi almaya başlaması.

30. Bir arkadaşına rastlayarak psikaytr muayenesi.

31. Enjeksiyonlar, haplar, şuruplar, hormonlar.

32. Tartılır, boyuna şişmanlamaktadır.

33. Antrenör Tomson’ın ortaya çıkışı.

34. Cimnastik ve antrenmanlar yapışı.

35. Bahçede koşarken kayboluşu.

36. Ailenin bahçeye toplanıp aramaları ve gazeteye kayıp ilanı.

37. Polisle birlikte hepsinin bostan kuyusuna düşmeleri.

38. İtfaiyenin onları çıkartması ve Sait’in baygınlığı.

39. Doktorun şok olduğunu söylemesi. Sait’in canlanması.

40. Kerkenez’in evinde akraba kadınlara saldırışı.

41. Hasip Ferferek’i karısı Mehcure sanıp kucağında taşıması.

42. İngiliz antrenörle, Tozkoparan idarecilerinin tartışmaları.

43. Tozkoparan-Hacetbaba maçı

44. Seyircilerin kavgaları ve hakemi kovalamaları.

45. İspanyol Aysel’in ortaya çıkışı ve Sait’le ilgilenerek ilişki kurması.

46. Sait’in gözlüğünün egersizde kırılarak gözlüksüz görmesi.

47. Sait’in futbolda başarıları.

48. Kerkenez Sevim’in, Sait için anababasıyla kavgası.

49. Barışmak ve rica için Sait’in evine gidişi, telefonda kadınların Sait’i aramaları.

50. Sait’in resimlerinin gazetede çıkışı.

51. Tozkoparan–Hacetbaba maçı hazırlık.

52. Gazetelerde ve kamuoyundaki büyük coşku.

53. Maç günü stadyumun durumu.

54. Kerkenez’in maç günü, Tozkoparan kampı olan otele gidip yüz bulamayışı.

55. Kerkenez’in Hacetbaba kampına gidip, Sait ve Aysel’le karşılaşması.

56. Kerkenez’le Aysel’in kavgaları.

57. Kerkenez ve Aysel’in yerde, Sait’e seslenmeleri.

58. Tozkoparan takımının arabayla maça gidişi.

59. Stadyumun durumu ve iki kadının değişik elbiseyle görünüşleri.

60. Maç başlayacak, takımların sahaya çıkışı ve şa şa şa.

61. Yağmurun ve maçın başlaması.

62. Spikerin maçı radyoda verişi ve dinleyen insanlar ve Ferferik evinde.

63. Yağmur çamur altında durum.

64. Sait’in, Duvar Ahmet’i kıvırması, Duvar Ahmet’in bozumu, alt alta üst üste çamurlara bulanmaları.

65. Sait’in golleri...

66. Seyircilerin taş, şişe, ayva, mısır vesaire atışı.

67. Oyuncuların yaralanmaları, sedyeyle taşınmaları.

68. Maç bitmiştir.

69. Seyircilerin boşalması.

70. Soyunma odasında Duvar Ahmet[‘in] yalnız ve acı içinde durumu.

71. Sait, yıkanmadan giyinir, Duvar Ahmet’in yanına gider, konuşurlar.

72. Onu birlikte, can kurtaran arabasıyla hastaneye götürüşü.

73. Hastanede ameliyat gerektiği, hemen böbreğinin birinin alınacağı ve artık oynayamayacağı.

74. Hastane kapısında Kerkenez’i dövüşü, Aysel’in kıçına şutu.

75. Gazetelerin haberi: Bir yıldız parladığı anda söndü.

(...)

1969’dan sonraki notlar

1965’tenberi üzerinde uğraştığım, düzeltmek için yurtdışı gezilerinde bile yanımda götürdüğüm ve çok emek verdiğim Gol Kralı’nı bugün düzelterek ve genişleterek bitirdim. Büyük bir yükten kurtuldum, rahatladım. Eskisine göre daha iyice, biraz daha derli toplu bir roman oldu. Ama içimde bir kuşku var : Acaba okurlar, bu yeni biçimini eskisine göre beğenmeyecekler mi ? Düzelteyim derken, okurlara göre daha mı kötü yaptım ?

Eylül 1969

Yaşadığım çağ Türkiye’sinde amacından saptırılmış spor denilen yozluğu Gol Kralı romanımda anlattım.

Yine yaşadığım çağ Türkiye’sinde yüksek sosyete denilen zenginlik şımarıklarıyla, ne oldum delilerini ve yozlaşmış sözde aydınlar topluluğunun pisliğini, Tatlı Betüş romanımda anlattım.

(...)

11 Temmuz 1973

(...) Oradan Ankara Halk Oyuncularına gittim. Çetin adlı idareci ve gençlerle Gol Kralı’nın oynadığı Ay Sinemasına gittik. Rezalet. Yine çok müstehcen. (...)

10 Ocak 1982

Gol Kralı romanımın iki büyük eksiği var. Biri spor-toto numaraları, biri ve en önemlisi de bir amigo... Amigo psikolojisi anlatılacak. Büyük lokanta sahibi varını yoğunu kulübü için verdikten sonra, geceleri gazinolarda çukulata satarak geçinmeye çalışır. İşini, evini, ailesini herşeyini kaybetmiştir. Yine kulübe bağlıdır. Hep kulübün rengiyle giyinir. Bu romanın içinde ayrı bir dramdır. Amigo, sahada görünmeyen onikinci oyuncudur ; onüçüncüsü de türbelerdeki evliyalardır.

Duvar Ahmet yaralandığında sonunda, onun yanındaki tek ağlayan adam amigodur.

O elinde bagetle stadyumu yönetirken, bütün dünyayı yönettiği ruh durumundadır. Direksiyon da öyle ama stadyum kadar değil.

Vakıf, 2 Ocxak 1991

Farklı yayınevi baskıları

Baskılar

Gol Kralı — İlk baskı 1957

İlk baskı 1957

Gol Kralı — 1970

1970

Gol Kralı — 1973

1973

Gol Kralı — 1974

1974

Gol Kralı — 1977

1977

Gol Kralı — 1985

1985

Gol Kralı — 2010

2010

Gol Kralı — 2014

2014

Künye Farklı yayınevi baskıları

1957
Düşün Yayınları
1970
Bilgi Yayınevi
1974
Tekin Yayınları
1979
Kendi yayını
1982
Karacan Yayınları
1985
Adam Yayınları
2010
Nesin Yayınevi

Gol Kralı