İlk baskının giriş yazısı
İki yıldanberi hikâyelerimden ayrı bir tür deniyorum. Bu denemenin ilki Memleketin Birinde adlı kitap oldu. Hoptirinam bu denemenin ikincisidir.
Aziz Nesin
[kitabın ilk baskısında yer alan giriş yazısı]

Öyküleri
Masalsı anlatılardan yararlanan öyküler, baskı karşısındaki toplumsal davranışları eleştirir. Yayınevinin seçtiği anlatıda, yöneticinin zorbalığına karşı atalarının yaptıklarını araştıran halk, yalnızca surat asmayı öğrenir; geçmişi sorgulamadan örnek almanın ve etkisiz tepkinin gülünçlüğü belirir.
Nesin Yayınevi’nde incele
| Bölüm | Sayfa |
|---|---|
| Beklenen Kişi | 7 |
| Aziz Moktus ile Fahişe Kamenna | 15 |
| Arş Doğuya, Marş Batıya | 23 |
| Hoptirinam | 31 |
| İlerleyelim, Yükselelim, Kalkınalım | 37 |
| Biz İnsanlar | 44 |
| Bu Başka Kurt Masalı | 51 |
| Paldır Küldür | 57 |
| Huzur Ülkesi | 67 |
| Koca Topuz | 73 |
| Günümüzde Bir Masal | 83 |
| İncir Çekirdeği | 87 |
| Kuyruk Altı Öncüleri | 95 |
| Patlıcan Kavgası | 101 |
| Neden, Niçin, Nasıl ? | 110 |
| Fantiko | 115 |
| Bir Resmî Araba Anlatıyor | 121 |
| Hayvanlar Bahçesinde | |
| Bir Varmış, Bir Yokmuş | 126 |
| Camgözle Sardalya | 131 |
| Kaplumbağa | 133 |
| Köstebek | 135 |
| Kirpi | 138 |
| Yılan | 141 |
| Kaz | 143 |
| Bir Üçgenin Üç Açısı | 146 |
| Taktik | 149 |
| Yankılar | 160 |
İki yıldanberi hikâyelerimden ayrı bir tür deniyorum. Bu denemenin ilki Memleketin Birinde adlı kitap oldu. Hoptirinam bu denemenin ikincisidir.
Aziz Nesin
[kitabın ilk baskısında yer alan giriş yazısı]
Bu bölümde, Hoptirinam’ın ilk basımında bulunmayan ve kitaba sonraki baskılarda eklenen dokuz masal yer alıyor.
İlk önce kitabın kapağından işe başlayalım. Oğuz Aral’ın sevimli, şirin, insanı kitabı okumaya iten kapağından. Neden ve niçin masal ! Tahir Alangu yazdığı incelemede bunları belirtmeye çalışmış, ayrıca Alangu’nun Aziz Nesin’le yaptığı konuşmada, bu sorumuza inandırıcı karşılıklar var. Yazarın masala başvurmasını, “İroni ve toplum eleştirisi” açısından değerlendirmeli. Aziz Nesin, Alangu’ya göre Memleketin Birinde’de meddah anlatımından yararlanır, çünkü bu tarz kesin, hızlı, sert, vurucu bir güce sahiptir ve karşısındakini bu özelliklerinden ötürü de çabuk etkiler. Aziz Nesin neden masal türünü kullandığını şöyle anlatır : “Ben halkın masallarında ve hikâyelerinde, fıkralarında baskıya karşı direnme eğilimi gördüm.” Gerçekten de halk, söyleyemediğini hep örtülü bir biçimde masallarda anlatmıştır. Hele bu yaygın sözlü türün halk katında gördüğü iltifat düşünülürse, masalı kullanmanın zorunluluğu iyice anlaşılır. Bize hep anlatılan, iletilen açısından değerlendirdik masalı, bir de anlatan açısından açıklayalım. Bu masalların çoğu baskı döneminin ürünleridir, yazar açıkça anlatmadığını, yazmadığını masalın aracılığına sığınarak halka iletmeye çalışmıştır. Masalları okuyanlar bunların büyükler için yazıldığını unutmamalı ve her masalın ardından “Lafı ne demeye getirmiş ?” diye düşünmelidirler. Memleketin Birinde ile Hoptirinam’ın baskıları 1958 ve 1960’da yapılmıştı ; bu ikinci baskılar. Yalnız, kitabın sonunda dokuz yeni masal var. Bunlar öncekilere göre biraz değişik, ayrıca bir de kıssadan hisse alan havası da var. Nesin, masalların klasik tekerlemelerini değiştirmiş, bu bir biçim değiştirmesinden çok bir muhteva değiştirmesi. İşte değiştirmelerden örnekler : “Onlar ermiş muradına, biz çıkalım tahtaboşa.” “Gökten inmiş bir elma, yarısı bana, öbür yarısı yine bana. Nah sana !.. Nah sana !..” Siyasal ve toplumsal baskı altında kalan yazarın başvuracağı iki yoldan biri de masaldır. Bu yönden de Aziz Nesin’in masalları ; bir baskı dönemindeki yazarın yazı yazma yöntemine verilebilecek bir örnektir. Kıssadan hisse çıkaracağınız bu masallardan bazı toplumsal öğretilere, kapitalist düzeninin iğnelemelerine varmanız mümkün. Okuduğunuz masalların tümünün olaylarının karşılığını ülkemizin siyasal olaylarında bulabilirsiniz ya da başka türlü söyleyelim, bütün bu masalların çıkış noktası ülkemizin gündelik siyasal olaylarıdır. Aziz Nesin masalların bir bölümüne “Halk dilindeki masallardan esinlenerek yazdım” diye bir not koyma gereğini duymuştu. Yalnız, yazar bazı masallarda birdenbire bugüne atlayarak arada bir bağ kurma gereğini duyuyor, böyle bir gerekliliği ben hem masalın yapısına, hem de yapılmak istenene aykırı buldum. Yoksa yazar anlaşılmamasından mı korkuyor ya da bugünle arasında bir bağ kurulamayacağından mı ? Yazar masallarda kalemini, yüreğini ezilmişlerden yana kullanır. Bilirsiniz masal kahramanlarından çoğu bu katın insanlarındandır. İyi insanlar da bunların arasından çıkacaktır. “Aziz Moktus” masalında : Saygıdeğer Aziz Moktus bir fahişeden daha günahkâr çıkar. “Hoptirinam”da halkı uyarmakla görevli olan aydınların çıkarları için başbuğla birleşip halkı nasıl uyuttukları anlatılır. “Bu Başka Kurt Masalı”nda en yumuşak başların bile baskı, haksızlık sonunda nasıl başkaldırdıklarının hikâyesi söylenir, kuzu en sonunda kurda dönüşür... Yalnız, yer yer Aziz Nesin didaktik bir havaya bürünüyor, o zaman masalların büyüleyici havası uçup gidiyor, anlamını kaybediyor ve daha da ötesi, masal masallıktan çıkıp bir gündelik gazete yazısına dönüşüyor.
Şimdi gelelim başlığın anlamına : Denizlerde büyük camgöz balıkları küçük sardalyaları yutuveriyorlar, sardalyalar da camgözün geldiğini duyunca sırt sırta verip bir balık duvarı örüyorlar. Camgöz yaklaşınca tümü birden pullarını döküyorlar, denizin içini kaplayan pullardan camgöz etrafı göremiyor, kaçıp gidiyor. Şimdi siz de bana soracaksınız, sormalısınız, “Eee... yani lafı ne demeye getirmiş ?” Masalı anlatan balıkçının ağzından verelim cevabı : “Arkadaşlar, aydın arkadaşlar !.. Biz camgözü yakalayınca ne yapacağımızı iyi biliriz... Ama siz aydınlar da, hadin, atın pullarınızı... Yoksa camgöz, sardalyaları yiyip yutacak.”
Doğan Hızlan, “ABC”, 17-18 Aralık 1966
Mizah ustası Aziz Nesin Memleketin Birinde kitabıyla başladığı yola devam ediyor. Gittikçe soyutlaşan ve genelleşen bir anlatımla gene günümüzü yansıtıyor. Dili her vakitki gibi duru, yalın, güzel, öz. Toplumumuzun bütün sorunlarını, insanımızın bütün davranışlarını bulacaksınız bu masallarda, hem artık mizah hikâyesi diye küçümseyemeyeceğiniz kadar ölçülü, gerçek, sağlam, temelli, “İncir Çekirdeği”, “Kuyruk Altı Öncüleri”, “Fantiko”, “Beklenen Kişi”... okuyucusuyla yazarın ortaklığından doğacak ince gülüşlerle, doğru düşüncelere kapı açacaktır. Aziz Nesin’in masallarının, birkaç ciddi yazıdan fazla ölçüde bilinç yarattığına, düşünceyi etkilediğine, uyanık yurttaş yarattığına şüphe yoktur.
“Kim”, 16 Mart 1960
Farklı yayınevi baskıları